İş kanununun amacı işverenlerle çalışanlar arasındaki çalışma şartlarını, hak ve sorumlulukları bir sözleşme yaparak belirlemek ve korumaktır. Bu konuda yapılan en büyük hata, çalışanın sözleşmeyi okumadan imzalamasıdır. Herhangi bir anlaşmazlık durumunda zor durumda kalmak istemiyorsanız mutlaka sözleşmenizin tamamını çok dikkatli bir şekilde okumalısınız.

Küçük çaplı işletmelerde bireysel, daha büyük çaplı kurumsal işletmelerde ise toplu iş sözleşmeleri yapılmaktadır. Toplu iş sözleşmeleri işveren ve çalışanların bağlı bulunduğu topluluklar arasında yapılır. Bu topluluklara; SGK, çeşitli dernekler, İş ve İşçi Bulma Kurumu, vakıflar, sendikalar, Çalışma Bakanlığı ve odalar örnek gösterilebilir.

Sözleşmelerde, işverenin sorumlulukları kapsamında şu konular yer alır: Ücret ödeme; çalışanın kullanacağı araç, gereç, malzeme ve donanımı temin etme; çalışanı koruma; eşit davranma; doğum izni verme; çalışanlar için yurt ve oda temin etme. Çalışanın sorumlulukları kapsamında yer alan konular ise şunlar: Çalışmak, sadakat ve işyeri kurallarına uymak.

Bireysel sözleşmeler; ücret, tazminat, hizmet akdi, işten ayrılma, ikramiye ve diğer ek ücretler, sosyal haklar gibi başlıkları içerir. Toplu sözleşmeler ise; sendika kurma, sendikal haklar, sendikaya üyelik ve sendikanın feshedilmesi gibi başlıkları içerir.

Anayasa’nın 4857 Numaralı kanunu, İş Kanunu adıyla anılmaktadır. Bu kanunu hepimizin mutlaka okuması ve haklarını bilmesi gerekir. Çoğumuz sırf haklarımızdan haberdar olmadığımız için suiistimal ediliyor ve daha zor şartlar altında çalışıyoruz. En alt seviyeden en üst seviyeye kadar çoğu çalışan maalesef bu kanunu bir kez bile okumadan iş hayatını sürdürüyor. Oysa 10 – 15 dakikamızı ayırıp bu kanunu okuduğumuzda şimdiye dek bu kadar basit bir şeyi yapmadığımız için nelerden mahrum kaldığımızı ve neler kaybettiğimizi açıkça görebiliriz.