İş kanunu hakkında hepimizin bilinçlenmesi ve haklarını öğrenmesi çok çok önemli. 4857 Numaralı kanunun İkinci Bölüm’ündeki 8 ilâ 14 arasındaki maddeler, öncelikle yapacağımız sözleşmenin türünü bilmemiz açısından oldukça dikkate değer.

Süresi bir yıl ya da daha uzun olan sözleşmelerin yazılı olarak yapılması mecburidir. Yazılı sözleşme yapılmayan durumlarda işveren, çalışana en geç iki ay içerisinde çalışma koşullarını, günlük ya da haftalık çalışma süresini, temel ücreti ve varsa ek ücretleri, ücret ödeme dönemini, süresi belirli ise sözleşmenin süresini, fesih durumunda tarafların uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren yazılı bir belge vermek zorundadır. Süresi bir ayı geçmeyen belirli süreli iş sözleşmelerinde bu hüküm uygulanmaz. İş sözleşmesi iki aylık süre dolmadan sona ermiş ise, bu bilgilerin en geç sona erme tarihinde işçiye yazılı olarak verilmesi mecburidir.

İş kanununda belirtilen sınırlar çerçevesinde işverenin ya da çalışanın ihtiyaçları doğrultusunda farklı sözleşmeler de düzenlenebilir. Ancak sözleşmenin kanuni bir şekilde değiştirilebilmesi için mutlaka bilirkişilere (özellikle avukatlara) danışmanızı öneririz. Bu noktada örneğin iş türünüzün sürekli mi, yoksa süreksiz kapsamda mı olduğunu da bilmeliyiz. Kanunda, süreksiz iş tanımı “en çok otuz iş günü süren işler” olarak yapılmıştır. Otuz iş gününden fazla devam edenler ise sürekli iş olarak tanımlanıyor.

İşinizin yapısına bağlı olarak belirli ya da belirsiz süreli iş sözleşmesi yapma ihtiyacı da doğabilir. Çalışan açısından avantajlı olan sözleşme belirsiz süreli yapılandır. Belirsiz olan sözleşme ise çalışanın haklarının suiistimal edilmesine zemin hazırlayabilir. Sonuç itibariyle herkes işinin uzun süreli ve sabit olmasını ister. Ancak belirli süreli sözleşmeler, sözleşme bitiş tarihi geldiğinde sebepsiz yere işten çıkarılmaya sebep olabilir. Bu yüzden haklı bir neden olmadıkça belirli süreli sözleşmelerin üst üste bir kereden fazla yapılmasına kanunda sınırlama getirilmiştir. Dolayısıyla işvereninizin üst üste belirli süreli sözleşme talebini uygulamak zorunda değilsiniz.

Günlük hayatta part time ya da yarı zamanlı olarak tanımladığımız çalışma şekli ise iş kanununda kısmi süreli, full time ya da tam zamanlı dediğimiz ise tam süreli iş olarak adlandırılıyor. Eğer kısmi süreli olarak çalışıyorsak dikkat etmemiz gereken şey, tam süreli çalışanlardan farklı bir işleme tabi tutulamayacağımız ve iş kanunundan haklar açısından aynı şekilde faydalandırılmamız gerektiğidir.