Kültür endüstrisi turizmi de içine alacak şekilde bacasız sanayi olarak tanımlanmaktadır.

Türkiye bulunduğu jeopolitik konumuyla dünyanın en önemli kültür endüstrisine sahip bir ülkedir. Anadolu coğrafyası 36 medeniyete ev sahipliği yapmış ve zengin bu nedenle tarihsel ve kültürel zenginlikleri bağrında yaşatan bir coğrafyadır. Doğu ve Batı medeniyeti bu topraklar üzerinde ilişki kurmuştur. Birçok toplum tarih sahnesinden yok olmadan, bu topraklar üzerinde etkileşim içerisinde olmuş ve kültürel zenginliklerini gelecek kuşaklara aktarmışlardır.

Sanayi Endüstrisinden Kültür Endüstrisine

Yıllarca endüstri deyince akla hep sanayi gelmiştir. Ancak insanların yeni yerler keşfetme, dünyayı tanıma, farklı coğrafya ve kültürleri merak etme ihtiyacı turizmin gelişmesine, bu da kültür sanayisinin doğmasına yol açmıştır. Buna paralel olarak kültüre olan yatırımlar artmış, müzeler yapılmış, sit alanları kavramı oluşmuş, üniversitelerde kültürle ilgili bölümler açılmış, bu alanda fakülteler oluşturulmuştur. Kültür kavramı içerisinde o kadar çok zenginlik barındırmaktadır ki yaşamda tutun da inanca kadar giyimden ağıt yakmaya türkülerden şarkılara kadar.

Savaş ve Kültür

Emperyalist ülkeler yayılmacılık politikası izlerken bunu savaşla yapmaya çalışırlar, fakat bunu kalıcı hale getirmek için ise öncelikle işgal ettikleri ülkelerin kültürel birikimlerini yok ederler. Geçmişle bağlarını yok ettikleri ülkelere kendi kültürlerini empoze ederler. Dolayısıyla da işgal ettikleri ülkelerin kültürel zenginliklerini barındıran müzelerini, kütüphanelerini yakıp yıkarak buradaki zenginliklerini bazen kendi ülkelerine götürürler. Bunun tarihte birçok örneği bulunmaktadır. Romalıların mısırı işgali sonrası İskenderiye kütüphanesi yok edilmiş, binlerce el yazması papirüs ve parşömen yağmalanmıştır. Yine Amerika’nın Irak’ı işgalinde müzeler ve kütüphaneler yağmalanmış tarihi kültürel eserleri yağmalanmıştır. Suriye de Deaş terör örgütü tarihi yapıları yıkıp yerle bir etmiştir.

Kültürel mirasların en büyük düşmanların birisi de kaçakçılıktır. Bu kaçakçılıktan en büyük zararı gören ülkeleri başında ise Türkiye gelmektedir. Paha biçilemeyen birçok kültürel zenginlikler yurt dışına kaçırılmış bular geri alabilmek için çok büyük paralar ve emek harcanmıştır. Ancak son yıllarda uluslararası birçok işbirliği geliştirilmiş, uluslararası teşkilatlar kurulmuş ve bu kaçakçılığın önüne geçmek için sınır güvenlikleri üst seviyeye çıkartılarak birçok başarılı çalışma yapılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir